Hatay Meselesinin Çözümü - 29 Haziran 1939

7 Ocak 2013 Pazartesi


Fransızlarla yapılan 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşması'na göre; Fransa işgal etmekte olduğu Türk topraklarından Hatay hariç çekilerek Hatay'da özel bir idare kuracak, Türkler millî kültürlerini geliştirmek için her türlü kolaylıktan faydalanacaklar ve burada resmî dil Türkçe olacaktı. Lozan'da sancağın bu yapısı, aynı şekilde teyit edilmiştir.

Fransa'nın 9 Eylül 1936'da kendi mandasındaki Suriye'ye bağımsızlığının verilmesi yönünde bir antlaşma yapması ve bu anlaşmada Suriye sınırları içerisinde yer verilen sancağın (Hatay'ın) anlaşmalarla belirlenmiş özel statüsünün dikkate alınmamış olması, Hatay meselesinin tekrar gündeme gelmesine yol açmıştır. Böyle bir durumda ahalisi tamamen Türk olan sancak da Suriye egemenliğine gireceğinden Fransa'nın bu kararı Türkiye için çok önemli bir sorun oluşturmuştur. Bu sorun 1936'dan 1939'a kadar Türkiye-Fransa ilişkilerinde gerginlik yaratmıştır.

Türkiye 9 Ekim 1936'da Fransa'ya verdiği notada, Suriye'ye yapıldığı gibi Hatay sancağına da bağımsızlık verilmesini talep etmiştir. Fransa verdiği cevabi notada; konuyu Milletler Cemiyetine havale etmeyi teklif etmiş, Türkiye bu teklifi kabul etmiştir.

14-16 Aralık 1936'da toplanan Milletler Cemiyeti, sancak meselesi için üç kişilik bir gözlemci heyeti tayin etmiştir. 20 Ocak 1937'de tekrar toplanan konsey, İngiltere'nin Türk tezini desteklemesi sonucunda sancakta ayrı bir statünün oluşturulmasını kararlaştırmıştır.

Bu yeni statüye göre; Hatay iç işlerinde tam bağımsız fakat dış işlerinde Suriye'ye bağlı kalacak, ayrı bir anayasası olacak, resmî dili ise Türkçe olacaktı. Fransa ile 20 Temmuz 1937'de bu teminatı sağlayan ve Türkiye-Suriye sınırını tespit eden bir antlaşma imzalanmıştır.
Antlaşmanın getirdiği yeni statüko, sancak meselesinin çözümünde tamamen etkili olamamış, birtakım sıkıntıların meydana gelmesine neden olmuştur. Suriye, Hatay'a bağımsızlık verilmesini protesto etmiştir. Fransızlar ise sancakta Arapları ve diğer azınlıkları kışkırtma yoluna gitmişlerdir. Milletler Cemiyeti gözetiminde hazırlanan sancak anayasasına göre, 1937'de seçimlerin yapılması gerekirken bölgedeki olumsuzluklar yüzünden seçimler ertelenmiştir.
Avrupa'nın içinde bulunduğu gerginliğin artması ve İkinci Dünya Savaşı eşiğine gelinmesi, Fransa'nın Hatay meselesinde Türkiye'ye karşı daha yumuşak bir politika takip etmesine neden olmuştur. 3 Haziran 1938'de Türkiye ve Fransa arasında yapılan bir askerî antlaşma ile sancak statüsünün korunması öngörülmüştür. Bu antlaşma gereğince Türkiye ve Fransa, Hatay sancağına iki bin beş yüzer kişilik bir kuvvet göndermiştir. Askerî antlaşmanın imzalanmasından sonra 4 Temmuz 1938'de bir dostluk antlaşması daha imzalanarak sancak meselesinin çözümünde önemli bir adım daha atılacaktır.
2 Eylül 1938'de toplanan Sancak Meclisi, İskenderun sancağına Türkçe adıyla "Hatay Devleti" ismini vermiştir. 23 Haziran 1939'da Ankara'da iki ülke arasında imzalanan antlaşma, karşılıklı yardımı öngördüğü gibi Hatay'ın Türkiye'ye katılma talebinin Fransızlar tarafından kabul edilmesini de sağlayacaktır. 29 Haziran 1939'da son toplantısını yapan Hatay Meclisi, oy birliği ile ana vatana katılmaya karar vermiştir. Hatay'ın da ana vatana katılmasıyla Türkiye'nin bugünkü sınırları kesinleşmiştir.




Kaynak: Bu okuduğunuz içerik internet üzerinden derlenmiştir. Sitemizde yer alan içerikler özgün içerik değildir. Bu içerik sizin içeriğinizse iletişim seçeneklerinden bize ulaşıp atıfta bulunabilirsiniz. 

0 yorum:

Yorum Gönder

Hakkımızda

Bu Sayfa Üzerinde Aklınıza gelecebilecek tüm sorulara cevap arayacağız, sormak istediginiz birşey varsa iletişim kısmından yazabilirsiniz.

Takip Listemizden

İstatistikler


Sitemizde 33 kategoride toplam yazı bulunmaktadır!

Görüntülenme

back to top